Shopping cart
Your cart empty!
Isparta'da bağımsızlık ateşi nasıl yandı? İzmir'in işgali sonrası Hafız İbrahim Demiralay öncülüğünde kurulan Isparta Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin faaliyetleri, Sivas Kongresi bağlantısı ve milli uyanış Isparta Medya'da.

İzmir’in işgal haberi Isparta’ya ulaştığında halkın tepkisi kısa sürede örgütlü bir protestoya dönüştü.
Isparta’da 11 Haziran 1919’da Hükümet Konağı önündeki meydanda yaklaşık 15 bin kişinin katıldığı büyük bir miting düzenlendi. Mitingde alınan kararlar İtilaf Devletleri temsilcilerine ve Paris Barış Konferansı’na gönderilen telgraflarla duyuruldu.
20 Haziran 1919’da da yeni bir miting düzenlendi. Bu toplantının ardından yayımlanan beyannameyle Isparta halkının işgallere karşı tutumu bir kez daha ortaya konuldu.
Bu mitingler, Isparta’da Millî Mücadele’ye yönelik tepkinin yalnızca birkaç kişinin girişimi olmadığını gösteriyordu. Meydanlarda binlerce kişinin bir araya gelmesi, şehirde giderek daha düzenli bir teşkilatlanmanın oluşması için de önemli bir zemin hazırladı.
Bu dönemde öne çıkan isimlerin başında Tahirpaşazade Hafız İbrahim geliyordu.
Hafız İbrahim’in öncülük ettiği Cemiyet-i İlmiyye, Isparta’daki millî teşkilatlanmanın ilk önemli yapılarından biri oldu. Bu teşkilat aynı zamanda Isparta Millî Müdafaa-i Vataniye Heyeti olarak faaliyet gösterdi. Daha sonraki süreçte ise bu yapı Isparta Müdafaa-i Hukuk Cemiyetine dönüştü.
Hafız İbrahim ve arkadaşları, işgallere karşı düzenlenen mitinglerin ve protesto telgraflarının örgütlenmesinde aktif rol aldı.
Teşkilatlanma zamanla şehir merkeziyle sınırlı kalmadı. İlçe, nahiye, köy ve mahallelere kadar uzanan millî heyetler oluşturuldu. Böylece Isparta Sancağı genelinde birbirleriyle bağlantılı daha düzenli bir yapı ortaya çıktı.
Bu gelişme, Millî Mücadele’nin Isparta’daki yerel ayağının giderek güçlendiğini gösteriyordu.

Isparta’daki millî teşkilatlanmanın en dikkat çekici yönlerinden biri, çalışmaların yalnızca protesto ve siyasi faaliyetlerle sınırlı kalmamasıydı.
Hafız İbrahim’in öncülüğünde oluşturulan Isparta Mücahitleri, bölgedeki silahlı direnişin temel unsurlarından biri oldu. Daha sonraki süreçte bu yapılanma, “Demiralay” adıyla tanınan gönüllü kuvvetin ortaya çıkmasına zemin hazırladı.
Atatürk Ansiklopedisi, Hafız İbrahim’in önce Isparta Millî Müdafaa-i Vataniye Heyeti’ni ve Isparta Mücahitleri’ni oluşturduğunu; daha sonra kurucu başkanı olduğu Isparta Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile sancağın millî teşkilatlanmasını organize ettiğini belirtiyor.
Isparta İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü de Demiralay olarak anılan direniş örgütünün özellikle 1919’da İtalyanların bölgedeki hareketlerine karşı oluşan tepkinin örgütlenmesinde etkili olduğunu; daha sonraki süreçte Ispartalı gönüllülerin Yunan kuvvetlerine karşı cephede görev aldığını aktarıyor.
Bu teşkilatlanmanın önemi yalnızca silahlı mücadeleden ibaret değildi. Köylere ve ilçelere kadar yayılan millî heyetler aracılığıyla gönüllülerin, erzakın ve diğer ihtiyaçların karşılanması için de çalışmalar yürütüldü.
Isparta Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, zaman içinde Millî Mücadele’nin yerel ayağında önemli görevler üstlenen bir teşkilat hâline geldi.
Bir yandan işgallere karşı halkın tepkisini örgütleyen cemiyet, diğer yandan cephe için gerekli insan gücü ve lojistik desteğin sağlanmasına katkıda bulundu.
Isparta’nın bu dönemdeki faaliyetleri, Mustafa Kemal Paşa’nın 14 Ağustos 1920’de Isparta Mebusu ve Millî Demiralay Kumandanı Hafız İbrahim Bey’e gönderdiği telgrafta da takdir edildi. Isparta Valiliği bu belgeyi, şehrin Millî Mücadele’ye katkısını gösteren önemli belgelerden biri olarak aktarıyor.
Hafız İbrahim Demiralay, Isparta milletvekili olarak da görev yaptı. TBMM kayıtlarında onun Isparta Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurucusu olduğu ve Kuvâ-yi Milliye saflarında Yunan kuvvetlerine karşı mücadele ettiği belirtiliyor.
Bugün Isparta’nın Millî Mücadele tarihine baktığımızda, karşımıza yalnızca cephelerde savaşan birlikler çıkmıyor.
Meydanlarda toplanan binlerce kişi, işgalleri protesto etmek için gönderilen telgraflar, köylere kadar yayılan yerel teşkilatlar ve cepheye katılan gönüllüler, mücadelenin şehirlerdeki yüzünü ortaya koyuyor.
Isparta Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti de bütün bu sürecin önemli merkezlerinden biri oldu.
Hafız İbrahim Demiralay’ın öncülüğünde gelişen teşkilatlanma, zaman içinde Isparta Sancağı’nın farklı noktalarına yayılarak Millî Mücadele’nin siyasi, askerî ve lojistik ihtiyaçlarına destek verdi.
Bu nedenle Isparta’nın Millî Mücadele tarihini anlamak için yalnızca cephelere değil, o cephelerin gerisinde örgütlenen insanlara, gönderilen telgraflara ve kurulan yerel teşkilatlara da bakmak gerekiyor.
Yorumlar
Okuyucu görüşleri editör onayından sonra yayınlanır.
Yorumlar yükleniyor...
Yorum Yap
Yorumunuz onay sonrası yayınlanacaktır.